Öyle alengirli bir başlık seçtiğime bakmayın, aslında mekanizma çok basit.
Önce problemden bahsedeyim. Türkiye'de hemen hemen herkesin evinde çay demlenir. Hatta Amerika'ya buradan çaydanlık götürenler var ki geleneği devam ettirsin. Normal zamanda pek yaşanmaz ama misafir geldi mi her çaydanlık kapasitesinin çok üstünde kullanılır. Ağzına kadar doldurulan su bölümü kaynadığı an taşar, taşmasın diye de üst demlik yamuk bir şekilde çaydanlığa oturtulur.
Böyle durumlarda ocak üstünde fokur fokur kaynayan, kimi zaman sağdan soldan su fışkırtan, ve her an devrilme tehlikesi yüzünden insanın yaklaşmaya korktuğu bir canavara dönüşür çaydanlıklar. Ama neden ki bu eziyet? Bizdeki çaydanlıkta normal su dökülen yerin dışında küçük bir delik daha var yanda. Eğer su miktarını abartmazsanız taşmıyor. Ama dökme yerinin hizasını aşarsanız onda da sorun var, küçük delik yetmiyor.
Daha büyük bir delik yapsalar diye düşündüm başta. Ama o zaman da yeterli basınç oluşmaz, ısı olmaz üst çaydanlık kolay kolay ısınmadığı için de demini almaz. O zaman sürgülü bir delik yapalım, sobalardaki gibi (sobalı evde büyüyen çocuk değil misiniz yoksa?) yani orta çağ Avrupa zindanlarında küçük bir pencere vardır ya açar oradan yemek filan atarlar sonra geri kapatırlar, onun gibi diyeyim. Çaydanlığın yan kısmına (dökme ucuyla sapı arasına) bir tane sürgülü delik yapılır. Eli yakmaması için tutacak yeri plastik olur. Ne zaman ki teyzemiz çaydanlığı yamultma ihtiyacı duyar, onun yerine bu sürgüyü açar, böylece fazla basınç oradan fütursuzca çıkıverir, ne fışkırma kalır, ne de devrilmesinden korkulan canavar.
Doğru dürüst bir marka çok pahalı olmayan bir fiyata çıkarırsa değil ihtiyacı olan çaydanlığı olan bile alır bence. Hatta söz veriyorum ben alacağım bir tane.
24 Şubat 2013 Pazar
11 Şubat 2013 Pazartesi
Fön Tutacağı
Saçlarınızı kendiniz fönler misiniz? Bayansanız ve kendinden düz saçlı değilseniz büyük bir ihtimalle denemişsinizdir. Tarakla saçlarınızı çeker çeker sündürürsünüz, tek elinizle her an saçınızdan ayrılacakmış gibi duran tarağı tutar, sonra bilmem kaç kiloluk saç kurutma makinesini diğer elinize alarak saçınıza tutarsınız. Ama bir yandan da tarağı oynatmanız gerekir ki kaçan saçları da düzleyebilesiniz. Zordur özetle. İkinci biri makineyi istediğiniz yere tutsa, iki elinizle çok daha rahat halledersiniz bu işi.
İşte bu yüzden banyolara bir fön tutacağı gerekli. Hafif oynar uzun bir kol, Şu eğilip bükülebilen masa lambalarındaki gibi, ucunda da sağlam bir şekilde çeşitli fön makinelerine uyum sağlayan bir tutacak olsa. Föne açıyı verip kafanızı yanaştırarak istediğiniz gibi şekillendirseniz.
Ben süslü biri değilimdir, ama makul fiyata görürsem alırım bunu.
İşte bu yüzden banyolara bir fön tutacağı gerekli. Hafif oynar uzun bir kol, Şu eğilip bükülebilen masa lambalarındaki gibi, ucunda da sağlam bir şekilde çeşitli fön makinelerine uyum sağlayan bir tutacak olsa. Föne açıyı verip kafanızı yanaştırarak istediğiniz gibi şekillendirseniz.
Ben süslü biri değilimdir, ama makul fiyata görürsem alırım bunu.
Fermuarlı Yorgan Adaptörü
Bebekler üzerini açmasın diye fermuarlı tulumlar var. Ama üstünü açan tek insan türü bebekler değil, yetişkinler de bunu yapabilir. Sonra çeşitli kabuslar görüp hayırdır inşallah diye gelirler. Evet doğru bildiniz, üstünüz açık kalmış.
Ben diyorum ki, yetişkinlere tulum yapsak kimse içine girip yatmaya çalışmaz, en azında doğada değilse. Ama bir fermuar adaptör düşünün. Bir yarısı yatağın kenarına monte ediliyor, diğeri nevresime ya da yorganın kendisine. Kenardan açıyor, normal yorgan gibi yatıyor, sonra yandan tekrar zipliyorsunuz. böylece enteresan rüyalar, tutulmalar, kas ağrıları, ve hatta yorgan kavgası minimuma iniyor. Kendinden fermuarlı nevresimler de satılabilir.
Şu otellerde yorganı yatağın altına sıkıştırma geleneği vardır ya, çekersin çekersin yorgan gelmez, içine ayağını zor sokarsın, rahatsız olursun (bunu sadece ben demiyorum, Seinfield de, Cem Yılmaz da bu durumdan şikayetçi) Halbuki güzelce bol bir yorgan uçtan fermuarlanmış olsa ne yorgan düştü derdi olur ne de sıkıştı derdi.
Ben diyorum ki, yetişkinlere tulum yapsak kimse içine girip yatmaya çalışmaz, en azında doğada değilse. Ama bir fermuar adaptör düşünün. Bir yarısı yatağın kenarına monte ediliyor, diğeri nevresime ya da yorganın kendisine. Kenardan açıyor, normal yorgan gibi yatıyor, sonra yandan tekrar zipliyorsunuz. böylece enteresan rüyalar, tutulmalar, kas ağrıları, ve hatta yorgan kavgası minimuma iniyor. Kendinden fermuarlı nevresimler de satılabilir.
Şu otellerde yorganı yatağın altına sıkıştırma geleneği vardır ya, çekersin çekersin yorgan gelmez, içine ayağını zor sokarsın, rahatsız olursun (bunu sadece ben demiyorum, Seinfield de, Cem Yılmaz da bu durumdan şikayetçi) Halbuki güzelce bol bir yorgan uçtan fermuarlanmış olsa ne yorgan düştü derdi olur ne de sıkıştı derdi.
Mobil Printer
Demek istediğim cebine koyup taşıyabileceğin bir printer değil tabi. ATM'ler gibi sağda solda, hatta atm kabinlerinde kurulan, bluetooth, 3g, usb vs. gibi çeşitli çevre birimlerle interaktif iletişim kuran ve aktarılan dosyaları printleyebileceğiniz bir alet. Özellikle öğrenci yurtlarında, devlet daireleri yakınlarında kurulabilir, ve de avmlerde. Print almak için internet kafe veya kırtasiye aramak zorunda kalmaz insanlar.
Evimden printer adresine e-mail atsam, sonra markete gidip printerda şifremi girerek çıktısını alsam. Ücretini de kontur ya da kredi kartı ile versem. Ya da getirdiğim usb'yi takıp anında çıktımı alsam.
Evimden printer adresine e-mail atsam, sonra markete gidip printerda şifremi girerek çıktısını alsam. Ücretini de kontur ya da kredi kartı ile versem. Ya da getirdiğim usb'yi takıp anında çıktımı alsam.
Muz Aromalı Nutella
Probis sever misiniz? Ben çok severim. Bir çok kremalı bisküviye yaptığım gibi önce dışındaki bisküvi kısmını azaltırım, son olarak da küçük bir parça bisküviye bol krema gelecek şekilde son lokmayı mideye indiririm. Probisin en sevdiğim yönü içindeki kremanın muz aromalı olması. Neden aromalı çikolatalar yok? Sıcak çikolatanın muzlusu, çileklisi, tarçınlısı çıkıyor. Bence nutellanın da yapılabilir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)